Soyutlama biçimi daha yalın bir ifadeye
büründü, renklerdeyse bir değişiklik olmadı. Aynı yıllarda bir dönem, antik
tapınaklardaki mimari elemanlardan ve frizlerden edindiği izlenimlerini
seramiğine aktarmaya başlayan sanatçı, insan figürlerini bu elemanlarla
birleştirerek hem heykeller hem de panolar üretti. Monokrom çalışmalar
sürerken varolan renk skalasına mat kırmızılar, mat siyahlar eklendi.Son
yıllarda heykel çalışmalarına çok ağırlık veren Ayfer Karamani’nin
çalışmalarının boyutları giderek büyüdü; doğa
soyutlamalarının içindeki insanların bir kısmı,
kayaların içinden sıyrılıp çıkmaya başladılar. Bu yeni tarz çalışmayla
birlikte, soyutlamanın yalınlaşması en üst düzeye ulaştı.
Yine de seramiğindeki doğa etkisi, Karamani’nin yakasını hiç bırakmadı.
İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Kumaş Desenleri bölümünü tamamladıktan
sonra Seramik bölümüne giren Ayfer Karamani, 1957 yılında mezuniyetinin ardından
eşi Sabit Karamani’nin evde kurduğu seramik atölyesinde çalışmalarına başladı.
Sanatçı 20 yılı aşkın süredir İstanbul’da Tünel’deki atölyesinde çalışmalarını
sürdürmektedir.Sanat yaşamı boyunca 18 ulusal ve uluslararası karma sergide
yer alan Karamani, 23 kişisel sergi açtı. Sanatçının, 1962 yılında Prag
Uluslararası Seramik Sergisi Gümüş Madalya Ödülü ve 2005 Seramik Federasyonu
Seramik Onur Ödülü bulunmaktadır. Eserleri İstanbul Devlet Resim Heykel Müzesi
ile yurtiçi ve yurtdışında birçok müze ve koleksiyonda yer alan Karamani,
İstanbul, Ankara, Adana, Mersin ve Bodrum’daki kimi yapılarda, bazıları eşi
Sabit Karamani’yle birlikte olmak üzere, 20’den fazla seramik duvar uygulaması
gerçekleştirmiştir.